AIR-KING

ROLEX AIR‑KING MODELİ, HAVACILIĞIN ÖNDERLERİNİ VE OYSTER MODELİNİN DESTANSI HAVACILIK TARİHİNDE OYNADIĞI ROLÜ SAYGIYLA ANAR.

40 mm’lik Oystersteel çelik kasası, Oysterclasp tokalı masif Oyster bileziği ve çarpıcı siyah kadranıyla Air‑King, orijinal Rolex Oyster’ın havacılık mirasını devam ettirir.

Air‑King, saatleri gösteren büyük 3, 6 ve 9 rakamlarının bulunduğu çarpıcı siyah kadranı ve kolay görülür bir dakika ölçeğini bir araya getirerek seyir süresini takip etmeyi sağlar. Kadranın üzerindeki Air‑King logosu, model için 1950’lerde özel olarak tasarlanmış karakterlerle yazılmıştır.

Air‑King, Rolex'in 1930’lu yıllarda altın çağını yaşayan havacılık dünyasıyla kurduğu ayrıcalıklı ilişkinin somut örneğidir. Bu dönemde havacılık alanında görülen baş döndürücü ilerlemeler, insanlığın gökleri fethetmesini kolaylaştırarak uzun mesafe uçuşlarının da önünü açmıştır.

HAVACILIĞIN ALTIN ÇAĞINDAKİ ÖNCÜLER

Air‑King, havacılığın 1930’larda yaşadığı altın çağı saygıyla anar. Bu parlak devrin öncülerinden biri olan İngiliz pilot Charles Douglas Barnard birçok uçuş rekoruna imza atmıştır. Oyster modeli hakkında şöyle demiştir: “Bu Rolex saat, özgün nitelikleri sayesinde uçuş için son derece uygun; niyetim gelecek tüm uzun mesafe uçuşlarımda bu saati kullanmak.”

Oyster saatlerin 1933’te eşlik ettiği Houston Seferi, ekstrem hava koşullarında, Everest Dağı üzerinde 10.000 metreyi (33.000 fit) aşan yükseklikte yapılan ilk uçuş olmuştur.

HAVACILIĞA ÖVGÜ